“Batman mısın amugagoyim? Gotham mı bu city?”

Selamlar

Çoğunuzun bilmediği ve aynı zamanda sikinde de olmadığı gibi ben bu yarı yıl tatilini memleketimde geçirdim. Çoğunuzun bilmediği gibi ve yine eminim ki sikinde olmadığı gibi uykusuz bir insanım belki senelerdir. İşte bu ikisi birleşince; yani ben memlekette uykusuz bir şekilde, internet olmayan evde gecelerimi ne yapacağımı şaşırıyorum. Evin bütün balkon ve pencerelerinden dışarı falan bakıyorum böyle gece boyu. Hatta bu sıkılmalarım esnasında Pis Yedili bile izlemeye başladım.

Neyse

İşte bu yine sıkıldığım ve pencerelerden baktığım gecenin birinde dışardan bir çığlık sesi duydum. Hemmen balkona koşup muhabbete ortak olmak istedim. Evimiz bulvar üzerinde ve sağlı sollu bir sürü ev var. Dolayısıyla ben balkona çıktıktan sonra gelen “KİMSE YOK MU?” çığlığının yerini kestiremedim. Ses yankı yaptı. Aynen polise de böyle söyledim zaten.

Sesi duyunca birden heyecanlandım. Koşup salonda daha şarja takalı 2 dakika olmayan telefonumu aldığım gibi polisi aradım.

-Memur bey iyi geceler, şarjım az telefonum her an kapanabilir, Atatürk bulvarı üzerinde oturuyorum ve Vakıfbank ile mezarlık arasından bir yerden bir kadın çığlığı duydum. Kimse yok mu diye bağırdı. İlgilenir misiniz lütfen?
+Tam olarak nereden geldi ses?
-Bilmiyorum memur bey, sesi pencereden duydum, ses yankı yaptığı için tam olarak yerini kestiremiyorum ama tahmini olarak banka ile mezarlık arasında. Yol üstünde.
+İyi de gardaşım, tam olarak yerini söylemiyorsun. Ne yapayım ben şimdi gecenin ikisinde?
-Memur bey ben vatandaş olarak görevimi yaptım, lütfen siz de polis olarak görevinizi yapın.
+Yav gardaşım….. He tamam ilgileneceğiz.

Kadının hayatı için duyduğum endişe birden polisin duyarsızlığına ve laubaliliğine duyduğum nefrete dönüştü. İstanbul’da yaşarken ilgisiz alakasız polislerle her zaman karşılaşıyorum ama benim küçücük GÖT kadar ilçemdeki polis de böyle olmasın be. Nolur.

Bunları düşünüp balkonda -buz gibi havada- beklemeye devam ettim. Belki bir ses daha duyarım da polis abiyi arar
-Abi Selam Apartmanı daire 6
derim diye.

1 dakika geçmedi bir ses daha duydum. Silah sesi olabilecek kadar sesli olmayan ve çok tok bir ses. Panik oldum ama polisi arar mıyım? Yok. Beni vursalar yine aramam o sinirle.

Sesin üzerinden 1 dakika kadar geçti telefonum çaldı. Konuşması daha düzgün, sesinden ciddiyet akan bir abimizdi.

+İyi geceler, az önce bir ihbarda bulunmuşsunuz. Doğru mudur?
-Evet.
+Sesin geldiği yeri tekrar edebilir misiniz?
-Banka ile mezarlık arasında. Yalnız ekodan dolayı emin olamıyorum.
+İhbardan sonra ses duydunuz mu başka?
-Hayır. Balkonda bekliyorum, duyarsam haber veririm.
+Ekiplerimizi oraya yolluyorum, duyarlılığınız için teşekkür ederim.
-Rica ederim.

Herhalde bu abimiz yetkili biriydi. Sesi çok yetkili birine benziyordu. İşe iyi el atmış olmalıydı ki telefonu kapatır kapatmaz emniyetten iki polis çıktı. (karakol da aynı bulvar üzerinde. Bizim ev banka ile emniyet arasında kalıyor. tabi bu da sikinizde değil.) Aynı anda banka ile mezarlık arasındaki sokaktan bir ekip arabası bulvara çıkıp gitti. Akabinde bizim evin yanından çıkan sivil araba, bankanın önünden geçerken bir adam tarafından durduruldu.

-Ağabey ses 3. kattan geldi. Bizden geldi. Sıkıntı yok bi şey yok. Merak etmeyin.

Siviller indi arabadan. Kimlik kontrolü. Adam alkollü. 3 dakika sonra balkona çıkan kadın yine bastı çığlığı. Ağlayarak “tutuklayın bunu şikayetçiyim” diye bağırdı. Ama birisi içeri çekmiş olacak ki polis binaya girdi. Derken bir ekip arabası ve minibüsü geldi. Anladım ki olay büyükmüş. Ve 20-25 dakika sonra o ilk başta bi şey yok diyen adamı elleri kelepçeli karakola götürdüklerini gördüm.

Ellerimi ceplerime sokarak, Ortaca’ya baktım şöyle bi. Şehir karanlıktı. Binaların arasından zar zor görünen sokaklarda koşturan insanlar, havlayan köpekler, hafifçe esen rüzgar. Dedim ki kendi kendime “Batman mısın amugagoyim? Gotham mı bu city?

Adiyos

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir